YÜZÜNCÜ YILIMIZ

0
332

Türkiye Büyük Millet Meclisimizin yüzüncü yılı milletimize hayırlı olsun. Devlet kurmakta maharetli olan bir milletin yok oldu denildiği bir zamanda kurulan Türk’ün son kalesi. Türk milletinin bin bir zorlukla kurduğu Türkiye Cumhuriyeti üzerine önünde prof olanda olmayanda birçok kimse olumsuz ifadeler kullanmışladır. Bu zatı muhteremlerin aslında takıldıkları yerler bellidir. Biri Cumhuriyetimizin önünde Türk kelimesinin olmasıdır. İkincisi de Ata’nın sonunda Türk olmasıdır. Türk milleti artık kendine bir lider bir Başbuğ bulmasıdır. Dünya üzerinde ellinin üzerinde Müslüman ülke var. Bu gün bu ülkeler sınırlarını birbirine açsalar ve geçişin serbest olduğunu açıklasalar. Kim hangi ülkeye gittiyse orada kalabilir diye bir açıklama yapsalar. Türkiye’den diğer İslam ülkelerine çok fazla gidenin olacağını sanmıyorum. Ama bizim ülkemize yoğun bir talebin olacağı açıkça ortadadır. Diğer İslam ülkelerinden ülkemize olacak bu eğilimin birinci sebebi yüz yıl önce temelleri atılan cumhuriyetimizdir. Ve onların bir ATATÜRKÜ olmayışıdır. Türkiye Cumhuriyeti bütün imkânsızlıklara rağmen emperyalizme karşı kurulmuş bir devlettir. Kökleri insanlık tarihinin başlangıç derinliklerinden gelmiştir. Atatürk aynı zamanda Türk Dünyasını da uyandırmıştır. Oktay Sinanoğlundan küçük bir hikâye aktaralım.’’Litvanya’da Trakai diye küçük bir göl köyü vardır. Nüfusu 7-8 bin civarındadır. Haritaya bakıldığında Türk ve Müslüman dünyası ile pek alakası yoktur. Orada 600 yıldır yaşayan Karay Türkleri var. Büyük Litvanya kralı Vytautas, Kuman soyundan gelen Kırım Türklerini toprak verip bölgeye yerleştirmiş. Ahali o günden bu güne kültürünü, dilini ve kendine has yaşantısını sürdürmüş. Atatürk ile ilgisi ise düşündürücü. Karaylar o bölgede asırlarca kalmış ama ne Osmanlının nede başkalarının bundan haberi yok. Ufak bir topluluk, uzak bir coğrafyadır. Kimsenin umurunda değiller. Atatürk 1934 yılında ikinci Türk Dil Kurultayı’na Karay Türklerini de çağırmıştır. Prof.Oktay Sinanoğlu 1970 lerde Atom fiziğiyle ilgili bir toplantı için Litvanya’ya gidiyor. Profesör arkadaşı ilgisini çeker diye Trakai’ye götürüyor. Köyün ihtiyar meclisinin başı olan aksakallı bir adamla uzun uzun konuşmuşlar. Hemde Türkçe… Aksakallı şöyle diyor; Sizin Atatürk zamanında Türkiye’den O’nun gönderdiği elçiler gelir, bize Türkçe dergiler, kitaplar getirirdi. Atatürk vefat etti, Türkiye’den ses seda kesildi. Size ne oldu? Türkiye Cumhuriyeti Bütün Türklerin şah damarıdır. Bize ne mi oldu? Atatürk ölünce, Türkler uyudu. Atatürk ölünce, Azınlıklar hortladı Atatürk ölünce, devşirmeler türedi Atatürk ölünce, Türk düşmanları canlandı Atatürk ölünce, Emperyalizmin uşakları ortaya çıktı. Yüz yıl önce yeniden inşa edilen bu kutsal devletin harcı yetim, öksüz, garip ama kahraman bir ırkın eseridir.Bize bu eseri bırakan Atatürk’ümüzü, silah arkadaşlarını, şehitlerimizi Rahmetle anıyorum Bu da geçer Ya Hü….. Devleti ebed müddet. Gerisi davulcu yellenmesidir