SOYSUZLAR

0
114

                                   

      Soysuzluk kötü bir mensubiyettir. Nereye ait olduğun belli değildir. Ne soyun, sop’un bellidir, neden dinin, cibilliyetin.

      Camiler ve minareleri Türk-İslam medeniyetinin görkemli mimari şaheserleridir. Bulundukları yerlere ilahi bir güzellik verirler. Bir yerden geçerken uzaklarda gördüğünüz küçücük yeşillikler içindeki bir köyün minaresi içinizi ısıtan ilk güzelliktir. Eğer o minareyi göremezseniz o yerleşim birimi ne kadar yeşillikler içinde olsa da içinizdeki anlamlandıramadığınız soğukluğu hissedersiniz. Geçen yıllarda yaptığımız küçük balkan gezisinde Piriştinaya geldiğimizde sanki Amasya ilimize gelmiş gibi içimizde bir duygu belirdi ve içimiz bir hoş oldu. Bu güzel Osmanlı yadigârını hayran, hayran izlerken bütün şehrin her yerinden gelen Ezan-Şerif sesleri birden bire o şehri sanki yıllardır içinde yaşadığımız bir şehir yapıvermişti. Karşı tarafta dağın tepesine dikilen kocaman bir çelikten haç birden bire içimizde buzlar estirdi. Ve orada kaldığımız sürece şehrin o tarafına hiç bakacağımız gelmedi. O beldeyi bize güzel kılan Türk-İslam mimari eserlerini ilahi makamlarla süsleyen Ezan-ı Şerifin içimizi ısıtan makamıydı.

      Geçen günlerde güzel İzmir’imizde bir gurup şaşkın, sapkın, cibilliyetsiz, soysuz ne düğü belirsiz kişi ve ya kişilerce camilerimizin merkezi ezan sistemini ele geçirip işgal kuvvetlerinin yapmadığın yaparak alçaklıklarını göstermişlerdir. Bu dinsel bir eylemden ziyade pravakativ bir eylemdir. Toplumu germek, birbirine düşürmek için bu mübarek ramazan ayında yapılmıştır. Biz yaşımız icabı bu filmleri daha öncede izlemiştik. Kendisini her konuda çok duyarlıymış gibi gören diğer paravakatörler hazır kıta bekliyorlardı. Sanki bu mesnetsiz, hiçbir şerefe sığmayacak olayı toplumun büyük bir kısmı kabul edecekmiş gibi saldırıya geçti. Bu hain olayı tertip edenlerin işine gelecek davranış biçimleri şekillenmeye başladı. Ne İzmir’in gâvurluğu kaldı, nede orada yaşayan insanların şerefsizliği. Hâlbuki bu şerefsizliği yapanlar, Belki de hayatlarında İzmir’e bu şerefsizliği yapmak için ilk sefer gelmişlerdi.

      Ezan-ı Şerifimizin okunduğu minarelerimize yapılan bu şerefsizliğe verdiğimiz tepkiyi, her gün İslam adına yapılan şerefsizliklere de vermeliyiz. Keşke Ezanımıza yapılan şerefsizlikleri, yalnızca kendi yurdumuzda değil de dünyanın neresinde yapılsa görebilsek. Doğu Türkistan’da, Kırım’da, Batı Trakya’da yapılan saygısızlıklara da sesiz kalmasak. Çünkü Ezan Dünya’nın her yerinde müminleri namaza davet eden bir ilahi çağrıdır. Dünya’nın neresinde yapılırsa saygısızlıktır.

     Keşke Ezanlarımızı dünyanın her yerinde sesi EN GÜZEL olan insanlara okutabilsek, İçimizdeki o güzelliği kulaklarımızda da hissedebilsek. Keşke Camilerimizi siyaset arenasına çevirenler ede aynı tepkiyi verebilsek. Siyasete alet olmuş din adamlarımıza da sessiz kalmasak. Pis siyasetlerini güzel İslam dinimize alet etmeselerdi. Tarikatların her gün sapkın fikirlerini, İslam adına genç bedenlerdeki şehvetlerini duyduğumuzda da sesiz kalmasak.

    Ama siyasi paravakatörler hazır kıta beklemektedir. Benim yanlışım senin doğrundan, senin doğrun benim yanlışımdan kavgasını başlatmak için.

     Bu günkü yazım Cumhuriyet pravakatörlerine idi. Ama İslam pravakatörleri günün önüne geçti. Neyse bu sayfayı çevirelim sıra onlara da gelecek. RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN.