ORUÇ VE SPOR

0
492

                Onbir Ayın Sultanı mübarek Ramazan Ayı başladı. Her yıl 10 gün geriye gelerek başlayan Ramazan ayı yaklaşık 36 senede bir, yılın aynı günlerine denk gelir. Yani bugün Ramazan ayında doğan bir çocuk 36 yaşına geldiğinde, doğum gününü yine ramazan ayında kutlar. Her zaman olduğu gibi Ramazan ayında oruç tutarken spor yapmak konusunda tereddütlerde başladı. Oruç tutarken spor yapmanın zor olduğu inkâr edilemez bir gerçek. Ama orucun spor yapmaya engel olduğu düşüncesini de, kafamızdan silip atmamız gerekir. İftar vaktine yakın veya iftar sonrası yapılacak yürüyüş veya hafif koşu yapılabilir. Bununla birlikte yüzme sporunun yapılmasında da bir engel yok veya vücuda bir zararı olmadığını söyleyebilirim.

                Ben çocukken Ramazan ayı, yazın en sıcak dönemlerine den gelirdi ve hiçbir şekilde bizlerin futbol oynamasına engel olmazdı. Sabahtan akşama kadar koşar futbol oynar, her türlü sportif etkinliği de yapardık. Akşam olunca da iftar vakti geldiğinde yemekten çok su içer, sulu şeyler yemeye gayret ederdik. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise, su tüketiminin asitli içeceklerle karıştırılmaması olurdu. Asitli içeceklerin ve sıcak içeceklerin suyun yerini tutmadığı ve doktorların da bu konunun üzerinde önemle durduklarını hatırlatmak isterim. Neyse iftar sonrası yapılan su takviyeleri insan vücudu gün boyu koruduğu için, gün içinde vücudun kaybettiği sıvı kaybı iftardan sonra telafi edilebilir. Gençler için sıvı ihtiyacını telafi etmek ne kadar kolay olsa da, belli yaşın üzerindekiler için bu mümkün olmayabilir. Ben şahsım adına belli yaşın üzerindekiler için oruçluyken yapılacak olan sporların, bir doktor tavsiyesi ile yapılması gerekir.

                Neyse ki bu sene Ramazan’ın, liglerin bitiş tarihine gelmiş olması, futbol karşılaşmalarında yaşanabilecek bazı sıkıntıların önüne geçti diyebilirim. Orucun takım sporlarında oyuncuların performansına büyük bir etki yaptığı, unutulmaması gereken bir gerçek. Bu yüzden takım sporlarının yapıldığı dönemde oruç tutulması, hiçbir hocanın tavsiye etmediği bir durumdur. Bununla birlikte sporcuların oruç tutmalarına engel olamadığınız durumlarda olabilir. Bu gibi durumlarda güneşin direk tesir etti saatlerde karşılaşmaların yapılmaması gerekir. Mümkün oldukça iftara yakın saatlerde yapılacak karşılaşmalar sonrasında protein takviyesinin çok iyi yapılmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca maç sonrası vücudun çok iyi dinlendirilmesi ve sıvı takviyesinin gece boyu düzenli bir şekilde yapılması gerekir.  

                Bir başka bakış açısıyla spor yapmaktan üşenen bir toplum olduğumuzu düşünürsek, ramazan ayı spor yapmamak için bahane ayı da olabilir. Ülkemizin gerçeği olarak bakacak olursak, sporun yeri ve zamanı yoktur. Önemli olan vücut ve akıl sağlığımız için spor yapmamız gerektiği gerçeğidir. Dolayısıyla spor yapmalıyız ve spordan hiçbir şekilde vazgeçmemeliyiz. Ramazanda olsa bayramda olsa kendi sağlığımız için spor yapmalıyız.

Mutlu kalın…      

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı giriniz
Lütfen isminizi yazınız