BATININ MÜSLÜMANLARI VAHŞİCE KULLANMASI

0
58

           Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’na (1914-1918) girmesinin üzerinden henüz 15 gün geçmişti ki; 14 Kasım 1914’de, Padişah Fermanı ile “Kutsal Cihat” ilan edildi. Buna “Alman Cihadı” da denir. Fikir babası; Alman diplomatik çevrelerinde Ebu Cihad takma adıyla anılan, anadan Alman ve babadan Yahudi, diplomat, tarihçi ve arkeolog Maxvon Oppenheim idi. Almanlar için Cihat, öncelikle İngilizler olmak üzere, Ruslara ve Fransızlara karşı savaş anlamındaydı. Teşkilat-ı MahsusaAlmanların isteği ile kuruldu, Alman parası ile finanse edildi ve Almanların belirlediği hedeflere yönlendirildi. İçinde mücadele edenler ise kutsal vatan ve millet duygusuyla görev yapıyorlardı ama kullanıldıklarının farkında değillerdi.

Osmanlıların Birinci Dünya Savaşı’nda savaştığı tüm cepheler, kendi çıkarlarının gereği olarak değil, Almanların çıkarlarının dikte ettiği cephelerdi. Zaten Osmanlı, Genelkurmay Başkanı ve Donanma Komutanı ile Berlin’in ve onun çıkarlarının emrindeydi. On binlerce vatan evladı, SarıkamışKanal ve Galiçya gibi cephelere Almanların isteği ile sürüldü ve yaşamlarını kaybetti.

 Aynı şeyler, farklı oyuncularla İkinci Dünya Savaşı’nda da oldu. İslam’ı amaçlarının politik bir silahı olarak kullanan Adolf Hitler, Müslümanları organize edip Sovyetler Birliği’ne karşı savaştırır ve ölüme gönderir. Kırım Tatarları bu yüzden çok acı çekerler ve topraklarından sürülürler. Hitler’in amacı, Müslüman Türkleri Sovyetler Birliği esaretinden kurtarmak değil, kullanmaktı. Savaşı Hitler kazansaydı, Müslüman Türklerin akıbeti daha da kötü olacaktı.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra hedefine Sovyetler birliğini alan ABD, 2. Dünya savaşında  Müslümanları Sovyetler Birliği’ne karşı kullanan organizasyonun kilit adamları CIA eliyle kaçırarak, Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarını engeller. Müslümanları kullanmak konusunda uzmanlaşmış olan bu Nazi ekibi, savaştan sonra artık ABD adına Sovyetler Birliği’ne karşı ABD tarafından  kullanılır. Çünkü İslam’ın Komünizme karşı etkili bir silah olarak kullanılabileceği değerlendirilmiştir.

Bugün İslam, geçmişte olduğu gibi yine kullanılıyor. IŞİDEl-NusraTahrir El-Şamİhvan gibi buna Fetö yüde ekleyerek,  örgütler ve istisnasız bütün tarikatlar, kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın, nerede görürse görsün -hatta Batı’ya düşmanlık yaptığını söyleyenler dahi- aynı işe yarıyorlar ve emperyalizme hizmet ediyorlar. İslam’ı politik bir silah olarak kullanma ve Müslümanları bu silahın kolayca sarf edilebilir cephanesi yapma fikri geçmişte olduğu gibi aynen devam ediyor.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı giriniz
Lütfen isminizi yazınız