BAŞKAN BİZEDE TANZİM GETİR

0
342

             Çocukluk yıllarımızda okullar tatile girdimi kendimizi sebze tarlalarının içinde bulurduk. Okulların açılmasını dört gözle beklerdik. Evimizin balkonun dan güzel ovamıza baktığımızda yemyeşil tarlalarımızı görmek  ayrı bir keyif verir idi. Akşam yorgunluğunda at arabasının ön kısmına koyduğumuz tahta adeta bizim için  şöför mahali  gibiydi.

         Sebzelerimiz yetiştiğinde onları pazarlara götürüp satmak ayrı bir güzellikti.Rahmetli  Necati Keskin’in ve Fahri İnce’nin kamyonları o gün bizim için son model  Mercedes’ten bile daha lüks idi. Haftada üç veya dört gün çevre ilçelere sebzelerimizi bu kamyonlara yükler pazarlara götürürdük.Genellikle Gölcük,Değirmendere, Yalova, İstanbul Dörtyol  ve Ümraniye başlıca gittiğimiz pazarlardı. Eğer gittiğimiz pazarlarda o gün sebzelerimiz çoksa bir kısmını oradaki pazarcılara toptan satar , satabileceğimiz kadarını da  biz kendimiz satardık. Pazarın erken saatlerinde  Şener Şen gibi önce sesimiz kısık bir şekilde domatess diye az çıkardı. Köyden gelmişiz ya  utangaçlığımız üzerimizdeydi ama öğlen saatlerine doğru pazara ve müşteriye alışır bir de satışlar iyi olursa sesimiz daha da  gürleşir DOMATESSSSS diye çıkmaya başlardı. Pazar dönüşü  kazandığın para ile birlikte neşemiz daha katlanır , pazardaki o sözler neşeli bir alay şekline dönerdi. Köylü yazın hiç parasız kalmaz, depoladığı zeytine hiç dokunmazdı. Tuzladığı Zeytini daha çok ev,çocuklarına düğün yapmasında , traktör veya zeytinlik alımında kullanılırdı. Köylü den tüketiciye direk ulaştığı için herkes memnundu.

     Sonra halller yasası  derken market,süper market, hiper marketler ne köylüye yaradı, nede tüketiciye . Birden bire paralı yollar,pahalı gübre ,ilaç , mazot derken maliyetler yükseldi . Ne köylüde tat kaldı ne de tüketicide . Üretim azaldı ,tüketim çoğaldı. Zenginleri daha çok zengin edeceğiz, birkaç kişi nasıl daha vurgunlar yapabilir diye  hem üreticiyi bitirdik hem tüketiciyi.

     Avrupa’da en güzel meydanların birinci sahibi üreticilerdir. Şehrin en güzel ve en işlek meydanlarında üretici pazarlarını görebilirsiniz. Köylüye ,çiftçiye ve üreticiye bütün kolaylıklar sağlanmıştır.

    Başkan Pazar el yakıyor bize de TANZİM getir.  Zamanında kırk trilyon yatırım  yapılan bir eseri haftada bir gün kullanacak kadar zengin bir ülke değildir. Belediye başkan adayları  takım elbiseleri giyip üç-dört kişi ile gezme ile bu iş bitmiyor. İnsanlar sizden bu konularda projeler bekliyor.İlçenin parke taşları ve imar durumu ile işi kurtramazsınız. Bu ilçenin yüzde kırkına yakın nüfusu ziraat çı , yüzde yüzü tüketici . İnsanlara biraz umut ,yüreklerine biraz serinlik lazım. Bu iş TANZİM ile çözülecek gibi görünmüyor.

     Biz çiftçiler, üreticiler olarakta gübre,ilaç,mazot için bir TANZİM istiyoruz

      Bana göre bir ülkenin ürettiğini o  ülkenin ÇOCUKLARI  yiyebiliyorsa işte  o ülke dünyanın en zengin ülkesidir.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı giriniz
Lütfen isminizi yazınız