ALPARSLAN TÜRKEŞ VE ÜLKÜCÜLER

0
417

Adnan İslamoğulları

          12 Eylül darbesinin ardından işkencelere ve cezaevlerine savrulan Ülkücüler, hem işkence tezgahlarında,hem cezaevlerinin insanlık dışı uygulamalarının ve hem de darağaçlarının altında erkekçe bir imtihan veriyorlardı, erkekçe ve mertçe ve mümince..

         Ülkü Ocakları’nda öğrendikleri ve Üniversiteler başta olmak üzere hayatlarının her alanında yaşadıkları Ülkücülüklerinin gereği olarak inanıyorlardı,çünkü ‘’Vatan tehlikede’’ denildiğinde ilk önce ayağa kalkması gerekenlerin Ülkücüler olduğunu biliyorlardı.. Ve bu topraklarda bin yıldır ‘’Vatan’’ diyerek ayağa kalkanların kelleri koltukta olurdu. Ülkücüler de zaten kelleyi koltuğa alarak ‘’Vatan’’demişlerdi.

          12 Yaşında Mamak Cezaevi’nde hayatını kaybeden Aydoğan Pehlivan’dan darağacında son nefeslerini ‘’Vatan sağ olsun’’ diyerek mümince  ve erkekçe teslim eden 9 Ülkücüye, İsmail Şimşek’ten işkenceler altında hayatını kaybeden Bekir Bağ’a ve daha nicelerine kadar ,Ülkücüler zor yılların imtihanlarını alınlarının aklarıyla veren KAHRAMANLARDI..

         19 Ağustos 1981 MHP ve Ülkücü kuruluşlar Davası’nın ilk duruşması , Alparslan TÜRKEŞ’İN  ve Mamak Cezaevi’ndeki Ülkücülerin bir yıllık Eylül zulmüne nasıl direndiklerinin şahikasıydı..

         Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ salona girdiğinde salondaki tüm sanık Ülkücüler aynı anda ayağa kalkmış ve hep bir ağızdan hançereleri yırtılırcasına İstiklal Marşı’nı söylemişler ve başta mahkeme heyeti olmak üzere duruşmayı izleyen dünya basınını şaşkınlık içinde bırakmışlardı.  BBC haberi şöyle geçiyordu’’Dünyanın en ilginç davalarından birisi Ankara’da başladı, vatana ihanetten yargılanan TÜRK MİLLİYETÇİLERİ duruşmaya İSTİKLAL MARŞI ile başladılar’’

         O İstiklal Marşı’nın anlamı Ülkücülerin ‘’BOYUN EĞMEYECEĞİZ’’ direnişi ve tavrıydı. O İstiklal Marşı, Alparslan Türkeş’in elindeki MHP ve ÜLKÜCÜ kuruluşlar davası başlıklı iddianameyi sallayarak, mahkeme heyetinin gözlerinin içine baka, baka söylediği şu sözlerle anlamını buluyordu. ‘’ Ne yaptımsa bilerek yaptım, Türkiye ve Türk Milleti için yaptım. Milliyetçiliği suç olarak kabul ediyorsanız ,ölünceye kadar  bu suçun faili olacağım.. MEVZU VATANSA HEPİMİZ ÖLELİM, MEVZU MAKAMSA HEPİNİZ ÖLÜN’’

          Tarih şahittir ki Ülkücüler ,12 Eylül’e boyun eğmediler .. Ne işkencelerine, ne mahkemelerine, ne hukukuna ne de zulmüne boyun eğdiler. ‘’Hani kahramanlar savaşta en önde ödülde en arkada duranlardır.’’diyordu ya Alparslan Türkeş, işte o zor yılların imtihanlarını veren Ülkücülerin ‘’kahir ekseriyeti’’ ödülsüz bir hayatı tercih eden KAHRAMANLARDI..

          Aradan çok uzun yıllar geçti, çok uzun yıllar… Ölümün soğukluğunda, işkencenin insan onurunu hiçe sayan ahlaksızlığında, hücrelerin ve koğuşların içine sığan uzun yıllarda ve dahi idam sehpasının son adımlarında savrulmayan Ülkücüler, siyasetin sert rüzgârlarında savruldu, fırtınaya tutulmuş bir gemi gibi sallandı, sallandı.

         (Yaşadıklarımızı ve yaşananları diri tutmak zorundayız gelecek nesillere şanlı direnişimizi ve BAŞBUĞUMUZU aktarmak bizim görevimizdir. TİTREYİP KENDİMİZE dönme zamanımızdır. Ruhun şad mekanın cennet olsun BAŞBUĞUM.)

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı giriniz
Lütfen isminizi yazınız